Kıdem Tazminatında İspat

Kıdem Tazminatında İspat
T.C YARGITAY 
22.Hukuk Dairesi 
Esas: 2013 / 23287 
Karar: 2014 / 33030 
Karar Tarihi: 24.11.2014

İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI - PARA BORCU OLAN ÜCRETİN ÖDENDİĞİNİN TANIKLA İSPATININ MÜMKÜN OLMADIĞI - ÖDEME BELGESİ İLE YAPILAN ÖDEMENİN NİTELİĞİNİN ARAŞTIRILMASI GEREĞİ - YAPILAN ÖDEMENİN TALEP EDİLEN ALACAKTAN MAHSUP EDİLMESİ GEREĞİ - HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Somut olayda davalı tarafından … tarihli … TL miktarlı ödeme belgesi dosyaya sunulmuştur. Bu ödeme belgesi ile yapılan ödemenin niteliği, ücret ödemesi olup olmadığı araştırılmalı, gerekirse bu husus taraflara açıklattırılmalı, çıkan sonuca göre yapılan ödeme talep edilen alacaktan mahsup edilmelidir. Bu hususa dikkat edilmeden karar verilmiş olması hatalıdır. Hüküm bozulmuştur.

(4857 S. K. m. 32, 37, 41, 46, 47, 57) (1475 S. K. m. 14)

Dava: Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi T. Bülbül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 

Yargıtay Kararı:

Davacı vekili, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ve fazla mesai süresinin hesaplanmasında hafta tatili günlerindeki çalışmalarının dahil edilip edilmeyeceği noktasındadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.

Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı haftanın yedi günü 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını beyan ederek fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı taraf ise davacının fazla mesai yapmadığını belirtmiştir. Bilirkişi tanık beyanlarına göre davacının haftanın yedi günü 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını kabul ederek hesaplama yapmıştır. Davacı hafta tatili alacağı talebinde bulunmamıştır. Bu nedenle mükerrer ödemenin önüne geçilebilmesi için davacının fazla mesai alacağı hesaplanırken hafta tatili günlerinde 7,5 saati aşan çalışmalar için fazla mesai alacağı hesaplanmalıdır. Bu hususu dikkat edilmeden verilen karar hatalı olmuştur.

3-İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.

Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.

Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.

Somut olayda davalı tarafından 27.12.2010 tarihli 900,00 TL miktarlı ödeme belgesi dosyaya sunulmuştur. Bu ödeme belgesi ile yapılan ödemenin niteliği, ücret ödemesi olup olmadığı araştırılmalı, gerekirse bu husus taraflara açıklattırılmalı, çıkan sonuca göre yapılan ödeme talep edilen alacaktan mahsup edilmelidir. Bu hususa dikkat edilmeden karar verilmiş olması hatalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 24.11.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.


Yazar:
"Kıdem Tazminatında İspat" adlı makalenin tüm hakları yazarı Av. Eda Yıldırım İlhan'a aittir ve makale, yazarı tarafından (http://www.edayildirimilhan.av.tr) internet sitesinde yayınlanmıştır. Söz konusu bu makalenin bütünü yazarının izni olmaksızın çoğaltılamaz, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak makaleye atıf yapılmak suretiyle alıntı yapılabilir.