"kayınvalidesinin boyunun kısalığını kastederek alaycı ve gülerek konuşmalar yaptığı, eşinin isteğinin aksine yemekleri sürekli yağlı ve baharatlı yaptığı"

 

KADININ, EŞİNİN İSTEĞİ AKSİNE SÜREKLİ OLARAK YEMEKLERİ YAĞLI VE BAHARATLI YAPMASI, KAYINVALİDENİN BOYUNUN KISALIĞI İLE ALAY EDİLMESİ YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ TARAFINDAN BOŞANMA SEBEBİ KABUL EDİLDİ.

 

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/12448 E. ,  2016/2837 K.

"…toplanan delillerden; mahkemenin de belirlemiş olduğu kusurlara göre kadının kayınvalidesinin boyunun kısalığını kastederek alaycı ve gülerek konuşmalar yaptığı, eşinin isteğinin aksine yemekleri sürekli yağlı ve baharatlı yaptığı, erkeğin babasının eşine hakaret ettiği ve davacı-davalı erkeğin ailesinin yanına giden eşine "gel eşyalarını topla" diyerek mesaj attığı ve anahtarları istediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir…"

 

BOŞANMA DAVASI

Boşanma Sebepleri

Özel Boşanma Sebepleri

Boşanma sebepleri genel ve özel sebepler olarak ikiye ayrılmaktadır. Genel sebep halk arasında "şiddetli geçimsizlik" olarak bilinen evlilik birliğinin temelden sarsılmasıdır. Özel boşanma sebepleri ise şu şekilde sıralanabilir;

• Zina

• Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedenleri

• Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

• Terk

• Akıl Hastalığı

Genel boşanma sebebi ile özel boşanma sebeplerini ayıran husus ise genel boşanma sebebinde karşı tarafın kusurunun, özel boşanma sebebinde ise iddia edilen boşanma sebebinin ispatlanması gerekmektedir. Bir davranışın boşanmayı gerektirecek bir davranış olup olmadığının tespitinde davranışın evlilik birliğini sarsıp sarsmadığı incelenmelidir.

 

Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası;

Boşanma sebebi olarak zina, "Madde 161: (1) Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.

(2)Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

(3)Affeden tarafın dava haKkı yoktur." 

Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere; zina sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasında dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Söz konusu boşanma davalarında diğer eş, zina yapan eşten manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir.  

Kanun hükmünden anlaşılabilecek olan bir diğer husus da zina söz konusu olduğu durumlarda kişilerin, zina sebebine dayalı olarak dava açılabileceği gibi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davası da açabiliyor olmasıdır. Bu iki sebebe de dayanarak aynı anda dava da açılabilir. Burada hakim, yalnızca öne sürülen sebepleri değerlendirmekle mükelleftir, talepten fazlasına karar veremez. Fakat Yargıtay içtihatlarından yararlanılabilir. 

 

Terk Nedeniyle Oluşan Boşanma Davaları;

Madde 164 (1) Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hakim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

(2)Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz."

Kanun hükmüne göre, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek suretiyle diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk ettiği durumlarda "terk" söz konusu olur. Burada, söz konusu ayrılık en az altı ay sürmüş ve bu durum devam ediyor olmalıdır. Bu durumda terk edilen eş tarafından dört ay içerisinde yapılan istem üzerine hakim, terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi ihtarınında bulunur. Bu ihtarın da sonuçsuz kalması halinde terk edilen eş, boşanma davası açabilir. 

Ek olarak belirtmek gerekir ki terk sebebine dayanarak açılan boşanma davalarında herhangi bir hak düşürücü süre de söz konusu değildir. 

 

Cana Kast, Pek Kötü Muamele Nedeniyle Boşanma;

Medeni kanun için eşlerden birinin diğer eşin canına kast ya da fena müdahale bulunması sonucu boşanma sebebi olmaktadır. Eşlerden birinin diğerine acı ve ıstırap vermesi içeren her tür davranış bu konunun içine girmektedir. Evlilik birliği için olumsuz ve içinden çıkılmaz bir yola girilmişse bu durumda boşanma davasının açılması gerekmektedir.

 

Suç İşleme Ve Ya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma;

Suç işleme gibi bir durum söz konusu olduğunda da aynı şekilde boşanma davası sebepleri arasında sayılmaktadır. Özellikle eşlerin birbirleri ile ilgili özel şeylerin dışarıya yansıması ve bunu eşlerden birinin yapması da onur kırıcı davranışlar arasında geçmektedir. Bir insanın onurunun zedelenmesine yönelik hareketler medeni kanunda da ceza hukukunda da suç teşkil etmektedir.

 

Akıl hastalıklarından dolayı boşanma;

Hastalık için boşanma gerçekleşmesi ilk bakışta yadırganabilmektedir. Fakat akıl hastalığı, diğer hastalıklardan farklı bir durum teşkil etmektedir. Neslin devamını ve beklenti oluşmasını engelleyecek bir hastalık olduğundan dolayı kesin evlenme engelleri arasında da sayılmaktadır. Akıl hastalığına rağmen yapılmış evlilik, mutlak butlan ile batıldır ve iptal ettirilebilmektedir.

Madde 165 : Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir." Akıl hastalığı sebebiyle boşanma durumunda akıl hastalığının, ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmesi şartı aranmaktadır. Ek olarak hastalığın kalıcı olduğuna dair resmi sağlık kurulu raporunun bulunması da gerekmektedir. Hakim boşanmaya, bu rapora dayanarak karar verecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, akıl hastalığının söz konusu olduğu durumlarda "evlilik birliğinin sarsılması" hukuki sebebine dayanılarak dava açılamamasıdır. Zira herhangi bir akıl hastalığına sahip olan bir kişinin hareketleri iradi değildir. Bu yüzden bu durumda olan kişilere de kusur yüklenemez.

 

Fiili ayrılık sebebiyle boşanma;

Herhangi bir boşanma sebebine dayalı olarak açılan davanın reddedilmesi ve bu kararın kesinleştiği andan itibaren üç sene boyunca çiftler birlikte bir hayat kurmamışsa eşlerden birinin talebiyle boşanma kararı verilebilmektedir. Boşanmanın özel sebepleri bu şekilde oluşmaktadır.

 

Boşanma Genel Sebepleri

Genellikle insanlar tarafından dahi kabul edilmeyen davranış ve tutumlardır. Evlilik birliğinin temelden sarsılmasından kaynaklı sebeplerdir. Aynı zamanda hukuki suç da teşkil etmektedir. Eşlerin birbirine yaptığı ve alenen suç unsuru teşkil eden genel sebepler;

• Geçimsizlikten kaynaklı,

• Mizaç uyuşmazlığı,

• Hakaret,

• Şiddet,

• Güven kırıcı ve sarsıcı davranışlar… Gibi birçok neden genel neden olarak gösterilmektedir.

 

Hem Genel Hem Özel Boşanma Sebeplerinden Dava Açılabilir mi?

Boşanma sebepleri iki kategoride gösterilir; bazı durumlarda eşler her iki türdeki nedenden ötürü boşanma davası açabilirler. Özel nedenle açılan bir boşanma davasında mahkeme kendiliğinden davayı genel boşanma sebeplerinden açılan davaya dönüştüremez.

 

Boşanma Avukatı Hizmetleri

• Boşanma davalarında avukat hizmeti almak çok önemlidir; özellikle çekişmeli boşanma davalarında profesyonel destek, kanıtların ve sürecin en iyi şekilde yürütülmesi lehinize karar çıkmasında yardımcı olacaktır.

• Hukuk Büroları ile iletişime geçerek boşanma davaları hakkında danışmanlık ve avukatlık hizmeti alabilirsiniz.

 

"Eşinin İsteğinin Aksine Yemekleri Yağlı ve Baharatlı Yapmak, Kayınvalidenin Boyu ile Alay Etmek Boşanma Sebebi" adlı makalenin tüm hakları yazarı Av. Eda Yıldırım İlhan'a aittir ve makale, yazarı tarafından (http://www.edayildirimilhan.av.tr) internet sitesinde yayınlanmıştır. Söz konusu bu makalenin bütünü yazarının izni olmaksızın çoğaltılamaz, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak makaleye atıf yapılmak suretiyle alıntı yapılabilir.

    Makalelere Göz Atın

Avukat Eda Yıldırım İlhan

Eskişehir'de ticaret, şirketler ve sözleşmeler hukuku, iş ve sosyal güvenlik hukuku, aile hukuku, miras hukuku, sigorta hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku, idare ve vergi hukuku, tüketici hakları hukuku alanlarında şahıs ve şirketlere kurumsal olarak avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir.


Yayınlama