Yoksulluk Nafakası ve Şartları

Yoksulluk Nafakası ve Şartları

    Yoksulluk nafakası boşanmanın eşlere ilişkin mali sonuçlarındandır. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası şeklinde dört farklı nafaka mevcuttur. Yoksulluk nafakası, diğer nafakalar ile karıştırılmamalıdır.

    Tedbir nafakası, boşanma davası açılmadan önce veya boşanma davası açıldıktan sonra eşlerden biri ya da 18 yaşın altında reşit olmayan çocuklar için hükmedilen nafakadır.
    İştirak nafakası, boşanma davasının kesinleşmesi ile ya da boşanma davasından sonra çocuğun velayeti kendisinde olan eş, diğer eşten müşterek çocuğun giderleri için nafaka talep ettiğinde hükmedilen nafakadır.
    Yardım nafakası, kişinin yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoyu ve üstsoyu ile kardeşlerine hükmedilen nafakadır. Bu nafaka evlilik birliğine veya boşanmaya bağlı olmaksızın hükmedilir.
    Yoksulluk nafakası, boşanma davası sonunda yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak hükmedilen nafakadır.

Yoksulluk Nafakası Hangi Mahkemede Açılır?
    Yoksulluk nafakası davası Aile Mahkemesinde açılır.

Yoksulluk Nafakası Nasıl ve Ne Zaman Talep Edilebilir?
    Yoksulluk nafakası boşanma davası ile birlikte istenebileceği gibi boşanma davası kesinleştikten sonra ayrıca dava açılarak da talep edilebilir. Boşanma davası ile, açılacak karşı dava ile ya da ayrı bir boşanma davası açılıp birleştirilmesi durumlarında yoksulluk nafakası istenebilir. Bu durumda istenen yoksulluk nafakası için ayrı bir harç ödenmez. Ancak boşanma davasından sonra açılacak olan yoksulluk nafakası davası için -boşanma davasından farklı olarak ayrı bir dava olması sebebiyle- ayrıca harç yatırılması gerekmektedir.

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde gelir olmayanların "yoksul" kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Yargıtay “Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihtiyaçları ve harcamaları dikkate alındığında, yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davalı kadının asgari ücretle çalışıyor bulunması onu yoksulluktan kurtarmayacağından hakkında hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirmez.” demektedir.

Talep Olmadan ya da Talepten Daha Fazla Yoksulluk Nafakasına Hükmedilebilir mi?
    Hakim, yoksulluk nafakasını talep etmeyen eşe kendiliğinden nafaka bağlayamaz. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için taraflardan birinin talepte bulunması gerekir. Ayrıca yine talepte bulunan eşin talep ettiği miktardan daha fazla nafakaya hükmedilemez. Yoksulluk nafakası boşanma davası ile istenebildiği gibi boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde dava açarak talep edilebilir. Boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra 1 yıl içerisinde yoksulluk nafakası davası açılmadığı takdirde talep zamanaşımına uğrayacaktır. 

Yoksulluk Nafakasının Süresi Nedir?
    2018 yılı itibariyle Türk Medeni Kanunu madde 175 uyarınca yoksulluk nafakasına süresi olarak hükmedilir. Ancak günümüzde bu durumun hak kaybı yaşatması sebebiyle tartışmalar yaşanmakta olup yoksulluk nafakasının belli bir süreye bağlanması hususu konuşulmaktadır. Ancak an itibariyle buna ilişkin çıkmış bir yasa yoktur.
Ancak Türk Medeni Kanunu madde 176 uyarınca "alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır." 

Yoksulluk Nafakası Artırılabilir, Azaltılabilir ya da Kaldırılabilir mi?
    Hakim, yoksulluk nafakasına hükmederken sonraki senelerde enflasyona bağlı olarak her yıl artırılmasına karar verebilir. Mahkeme tarafından bu şekilde bir hüküm belirlenmediyse taraflar gelişen ve değişen durumlara göre, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda nafakanın artırılmasına karar verebilir. Aynı şekilde hakim, duruma göre yoksulluk nafakasını azaltabilir yahut tamamen kaldırabilir.

Ağır Kusurlu Eşe Yoksulluk Nafakası Bağlanır mı?
    YARGITAY 2.Hukuk Dairesi 2015/ 8420 E. 2016 / 9253 K. sayılı ilamında "Ağır kusurlu eş yararına yoksulluk nafakası taktir edilemez. Davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak isteğin kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir." demektedir. Yargıtay kararları doğrultusunda da görüleceği üzere yoksulluk nafakasına hükmedilecek olan eşin ağır kusurlu olmaması gerekir.

Yoksulluk Nafakası Alacaklarına Zamanaşımı Süresi Nedir?
    Yoksulluk nafakasına mahkeme tarafından hükmedilmiş, ancak taraflar bu kararı icra etmek amacıyla icra takibi yapmamışlarsa burada zamanaşımı söz konusu olacaktır. Ancak nafaka harici ilamlar 10 sene içerisinde icra edilmediği takdirde zamanaşımına uğrar ve bir daha icra edilemezler. Yoksulluk nafakası bu durumun istisnasıdır. Şöyle ki; kararın üzerinden 10 seneden fazla zaman geçmiş olsa da yoksulluk nafakasına ilişkin hüküm icra edilebilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise geçmişe yönelik yalnızca 10 yıllık nafaka için işlem yapılabilecektir. Yani 15 sene birikmiş olan yoksulluk nafakasının yalnızca son 10 senelik kısmı icraya konulabilecektir.

    Sonuç olarak, eşlerden biri diğer eşten yoksulluk nafakası talep edebilir, yoksulluk nafakasının artırılmasını, azaltılmasını veya kaldırılmasını isteyebilir. Bu hususta bir avukat ile iletişime geçerek yardım talebinde bulunmanız her zaman faydalı olacaktır.

Yazar:
"Yoksulluk Nafakası ve Şartları" adlı makalenin tüm hakları yazarı Av. Eda Yıldırım İlhan'a aittir ve makale, yazarı tarafından (http://www.edayildirimilhan.av.tr) internet sitesinde yayınlanmıştır. Söz konusu bu makalenin bütünü yazarının izni olmaksızın çoğaltılamaz, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak makaleye atıf yapılmak suretiyle alıntı yapılabilir.